Sevgili okurlarım, kliniğimize gelen danışmanlarımız ve info@cigdemuregen.com adresime yazanların bir kısmı, hamilelik sonrasında nasıl olabildiğince çabuk eski formuna kavuşabileceğini; güzel ve “sıkı” bir görüntüye ulaşabileceğini soruyor. Kimileri dostane bir şekilde hayatlarına girecek olan o büyük mucizeye isim koymak konusunda fikir isterken hamilelik dönemi boyunca yaşadığı değişimlerle ilgili sorular yöneltenler de var.
Kendi hamileliğimi anlattığım, kimi zaman duygularıma kimi zaman da bilimsel açıdan öğrendiklerime yer vererek önerilerimi paylaştığım En “GEBE”li Yollar isimli kitabım, bazı nicetouchacademy okurlarının ilgisini çekmiş. Alıp okumuşlar. Beğenilerini yazanlara gönülden teşekkürlerimi gönderiyorum. Hamilelikle ilgili birbirine benzeyen kimi sorulara kitabımda yer verdiğim için, kitabı okumamış olanlara, bloğumda bölüm bölüm özetler hazırlamaya karar verdim. Kitap dışında kalan konularda da farklı yazılar hazırlayarak merak edilenleri yanıtlamaya öncelik vereceğim. Hamilelik öncesinde, hamilelik boyunca ve loğusalık sürecinde, Hamile Özel bölümündeki yazılara göz atarak işinize yarayabilecek yazıları okumanızı öneririm.
İşte En “GEBE” li Yollar 1. Bölüm:
Çocuk Sahibi Olmayı O Kadar Çok İstiyorum Ki;
Ülkemizde evlenen her çifti çocuk yapmaya zorlamak adettendir. Gerçi bizi kimsenin zorlamasına gerek kalmadı çünkü evliliğimizin 2. ayında bir çocuk sahibi olmaya karar verdik. Yalnız ortada iki sorun vardı: Neredeyse portakal büyüklüğünde bir çikolata kisti ve bir türlü iyileşmeyen Haşimato Tiroidim!
15 Temmuz 2010 tarihinde sevgili eşim Salih Emre ile evlendik. Bebek için hiç beklemeyi düşünmüyorduk. Hem bebeğimiz olmasını çok istediğimizden hem de benim gebe kalma olasılığımın çok düşük olduğunu bildiğimiz için… Kaldı ki ülkemizde evlenip çocuk yapmayanlara karşı hiç sabırlı davranılmadığından bu durumun da kişiler üzerinde ne gibi baskılar yarattığını iyi bilenler arasında olduğumu da hatırlatayım..Sadece iki aylık evlilik bile bize çocuk için “Gecikiyormuşuz” hissi vermeye yetmişti.. Öncelikle büyük bir çikolata kistim var. Bir de Haşimato Tiroid denilen bir tiroid hastalığı (guatr) taşıyorum. Bu hastalıkta, bir tiroid hormonu olan TSH’ın kandaki değeri, normalin oldukça üzerinde oluyor. Bu hormonun gebelikte bu şekilde yüksek değerlerde seyretmesinin, fetusta bir takım yetersizliklere sebep olma riskini yükseltmesi mümkün. (Gebeliğin üçüncü ayından itibaren doğuma kadar geçen süre içinde, anne rahmindeki bebeğe tıp dilinde fetus denir.) Ayrıca bu hastalık, erken gebelik evrelerinde düşüğe de neden olabiliyor.
Bu nedenle gebe kalma planları yapabilmek için öncelikle normal değerlerin üzerinde olan TSH seviyemin normale geldiğini görmemiz gerekiyordu. Bu amaçla bir endokrin hastalıkları uzmanıyla görüşüp guatr için kullandığım ilacın dozunu onun kontrolünde arttırdık. İlacımı bir ay boyunca doktorun söylediği şekilde hiç aksatmadan aldım. Kan tetkiki günü geldiğinde, sonucu büyük bir merakla bekliyordum. Akşam sonucu getiren eşim, hormon değerinin istediğimiz gibi olmadığını söyledi. Şakacı kişiliğini bildiğimden, bana sonradan güzel haberi vererek sevindirmek için böyle söylediğini düşündüm. Ama üzülerek sonuç kağıdını uzattı. Büyük heyecanla beklediğim tahlil sonucunun olumsuzluğunu görünce tahmin edemeyeceğiniz kadar büyük bir moral bozukluğu yaşadım. Çünkü TSH’ımın normale gelmesi, benim için bebek sahibi olmanın ilk aşamasıydı. Keşke bu da sevgilimin o tatlı şakalarından biri olsaydı da akşam güzel haberi beraberce kutlasaydık. Zaten gebe kalma olasılığım, neredeyse 10 santimetre büyüklüğündeki miyomum nedeniyle çok düşük bir olasılıktı. Üzerine bir de tiroid sorunum düzelmeyince iyice demoralize olmuştum.
Devam edecek.








