Sanat toplum için midir? Yoksa Sanat Sanat için mi yapılır? Veya daha ironik bir soru: Sanat, bir reklam aracı olarak kullanılabilir mi?
Ortaokul sıralarında Edebiyat derslerinde öğrendiğim sanat akımlarının argumanları idi Sanatın Toplum için ya da Sanat için yapılıp yapılmadığının tartışılması…Ve bu tartışmanın odağındaki şair ve yazarların bu tezlerini açığa kavuşturmak için şiirler yazdıklarını, romanlar döktüklerini, doğrularını halka ve sanatçı arkadaşlarına çeşitli yollarla sunduklarını öğrenmiştim. Sonraki yıllarda ne zaman bir sergi gezsem bir resmi yada heykeli anlamaya çalışsam ya da bir festival filmi izlesem hep aklımdan geçti bu ikileme…Ve genellikle anlamını çıkaramadığım, temasını çözemediğim eserlerden sonra da “Tabiiki Sanat Sanat içindir” diyerek avuttum belki de kendimi.
Aktif olarak hiçbir alanına dahil olmasam da hayatım boyunca sanatın hemen her dalını halk tarafından sevdim.Sonra gün gelip estetik cerrahi ve güzellik alanında çalışmaya başladığımda da insan yüzü ve vücudunda yapılan değişikliklerin aslında sanatsal bir yanı olduğunun farkına varmaya başladım. Yaptığı iş gereği eşim resim, desen ve heykel dersleri alıyor ve kendinde varolduğunun farkına varmadığı bir yeteneği yavaş yavaş gün yüzüne çıkıyordu. Artık gayet güzel resimler yapıyor, insan figürlerini çok başarılı bir biçimde resmediyordu.
Estetik Ameliyatlarda, özellikle de Burun Estetiğinde ışık gölge oyunlarının çok önemli olduğu, ışığın insan burnuna düştüğünde nereden kırılması ya da nereden yansıması gerektiğinin cerrah tarafından bilinmesinin zorunluluğu apaçık bir gerçek. Ya da yüzdeki diğer organlarla burnun hangi matematiksel değerlerle ilişkili olması gerektiği Yüzyıllar evvel Leonardo Da Vinci’nin keşfederek ortaya koyduğu meşhur “Altın Oran” ile zaten kanıtlı… Tüm bunlar, estetik cerrahi biliminin, sanatla grift bir ilişkisi olduğunu gösterir nitelikte…

Buraya kadar her şey iyi güzel, benim bu yazı ile vurgulamaya çalıştığım ve açıklığa kavuşturmak istediğim asıl mevzu ise;
İşini başarıyla yapan bir Estetik Cerrah’ın görsel sanatların ucundan kıyısından, kendi işi ile ilgili kısmını anlamasının günümüzde ameliyat sonrası başarılı ve doğal sonuçlar için neredeyse zorunluluk olmasına karşın, kendilerinin bir heykeltıraş ya da ressamla karıştırılmaya başlamasının büyük bir yanılgı ve abes bir durum olduğudur. Belki toplum, Plastik Cerrahları, Heykeltraş ya da Ressam olarak görmeyi kendi istiyor belki mesleki olarak bilinçli bir yönlendirme yapılıyor bilemiyorum ama neden ne olursa olsun şahsi fikrim bu algının daha derinleşmemesi gerektiği yönündedir.
Estetik operasyon planlaması yapmak için doğru cerrahı seçme araştırmasında olan hasta adayları her türlü ayrıntıya dikkat etmelidir. Doktorun tecrübesi, ameliyatlarını hangi teknikle ve hangi hastanede gerçekleştirdiği, bu ameliyatı gerçekleştirdiği hastalarındaki iyileşme süreci ve benzer bir çok sorunun yanıtını bulmalı güven duyabiliyorsa kendini, vücudunu, yüzünü emanet etmelidir.
Bir Estetik Ameliyat düşüncesine girdiğinizde mutlakak ki ameliyat olacağınız organınızın ameliyat sonrası halinin nasıl olacağını merak edersiniz ve bunun için arayışa girmeniz de çok doğal bir durumdur. Günümüzde teknolojik ekipmanların çeşitliliği ve kapasitesinin artışı sayesinde, ameliyat öncesi görüşmeye gittiğinizde doktorunuz sizin profesyonel fotograflarınızı çekip bilgisayar ortamına aktarmakta ve hemen o sırada fotografınız üzerinden size yepyeni bir burun görüntüsünü photoshop programıyla yanlardan ve hatta bu programın daha değiştirilmiş bir versiyonu ile de karşıdan da yeni bir burun tasarlayabilir. Meme Estetetiği talep eden bir hasta adayına ise yine fotograf üzerinden memelerinize daha dolgunlaştırılmış ve dikleştirilmiş bir form verip size sunabilir. Bazı cerrahlar ise bu dizaynları 3 boyutlu ortama taşıyarak gerek maskenizin çıkartılarak kendi yüzünüze ait o maske üzerinde düzeltilmiş hokka bir burun görme imkanını ameliyat öncesi size sunabilirler. Hasta olarak zaten çok merak ettiğiniz yeni burnunuzu, kulağınızı, memenizi daha ameliyat olmadan görebilme imkanı sizi etkileyebilir ve yeni çizilen buruna kavuşmak için biran önce harekete geçmek isteyebilirsiniz. Fakat burada unutmamanız gereken çok önemli bir gerçek vardır ki, Plastik Cerrah, bir hekimdir, ameliyat malzemesi insandır, elbetteki tecrübesi dahilinde , sizi elinden gelenen en iyisi olan yeni burna, memeye kavuşturmak için uğraşacaktır. Fakat bunu garanti edecek olan, bilgisayarda gördüğünüz tasarım olmamalıdır, zira size photoshop uygulamasını çok iyi bilen herkes muhteşem bir yeni burun simule edip gösterebilir ancak ameliyatta o şekli vermek çizim yapmakla kıyas götürmeyecek kadar farklı işlerdir. Maskeler, çamur heykeller, fotograflar, çizimler, bunların her biri yapılan cerrahi işi hastaya sunarken kullanılan birer show materyalidir. Plastik cerrah el sanatları konusunda da eğitim almış olabilir ancak siz bu ameliyata karar verirken onun cerrahlığı konusuyla ilgileniyor olmalısınız. Zira bir çamura şekil vermek ile insan dokusunda değişimler yapmak asla karşılaştırılma dahi yapılmaması gereken eğitim, beceri ve teknik işler bütünüdür. Bir cerrahın ameliyat sonucunda sizin istediğiniz sonucu elde edip edemeyeceğinin tek somut göstergesi, daha önce ameliyat ettiği hastalarında ortaya koyduğu sonuçlarıdır.
Günümüz yaşam koşulları her konuyu, maalesef çok hızlı tüketmeye eğilimli bir hal aldı. Bu tüketim çarkına sanat ve sanatçı kelimelerinin girmemesi ve sanat/sanatçı kelimelerinin hangi mecra olursa olsun tanıtım veya cazibe unsuru olarak kullanılmamasını umudediyor, tüm meslektaşlarımıza başarılı çalışmalar diliyorum.
Uzm. Bio. Çiğdem Gündüzbey Üregen
Estetik Ve Yaşam Koçu
@cigdemgunduzbey